
Bloguma genelde haftasonları yazabiliyorum, kendime en çok zaman ayırabildiğim, ne varsa okumayı istediğim, tüm haberleri takip etmeye çalıştığım 2 gün..
Ama işte bir ülkede hiç mi iyi birşey olmaz..terörle biz uğraşırız, dinle biz uğraşırız, etnik gruplarla biz uğraşırız, bir dönem ekonomiyle de haşır neşirdik ama bizden daha kötü ülkeler de varmış ki, bu ara biraz halı altına süpürüldü bu sorun..Pazar gününe İstanbul' un tam da göbeğinde, Türkiye' nin en kalabalık meydanında patlatılan bomba haberiyle başladık..Yaralıların durumunu bilmiyoruz ama şu ana kadar ölen olmaması ne kadar da mucizevi..Bu sorun çok derin, ve maalesef bizim gibi masum insanların, sıradan vatandaşların çabalarıyla çözülebilecek birşey değil..Peki ama durup dururken bir restoranda "vay bana nasıl yan bakarsın" diye etrafa kurşun yağdıran insanlara ne demeli!! Bir ara Türkiye' nin en tanınmış ailelerinden birinin oğlu böyle bir olaya kurban gittiğinde çok yaygın bir kampanya başlatılmıştı diye hatırlıyorum, dernekler kuruldu, silahsızlanmaya karşı imzalar toplandı, hükümete iletildi yasa çıksın diye ama..her ne hikmetse bu ruhsatlar peynir ekmek gibi dağıtılıyor hala..
İnsanların içinde kin, nefret duyguları dinmiyor, durulmuyor..zavallı bir kediyi tekmeyle öldüren eğitimli! insanları izliyoruz haberlerde..
Bu görüntüleri izleyip, bu haberleri dinleyip gelecekten iyi şeyler beklemek o kadar zor ki ülkemizde..
Youtube açılmış diye seviniyoruz!! iyi de mesele açılması değil ki, kapatılmaması, onu halledebildik mi?
Bu karamsarlıkla özlü sözlere sığınabiliyorum ancak; "karanlık olduğunda ey kalp- korkma, aydınlık daha da yakındır aslında...


